“Vatan Toprağını Satmam, Suyumu Vermem, Ormanımı Katlettirmem!”

Kazdağları’nın bağrına hançer gibi saplanan Halilağa Madeni Projesi’ni, doğamızın talanına, köylümüzün iradesine ve milli servetimize karşı yapılan bu açık işgal girişimini en sert şekilde kınıyoruz!

Toprağını, suyunu ve ormanını satmayan onurlu Türk köylüsüne karşı, cebindeki ruhsatla gelen sermaye güdümlü şirketlerin ve onlara kol kanat geren devlet mekanizmasının karşısında; biz milletin ta kendisi olan Türk milliyetçileri dimdik duruyoruz.

Bir avuç zümrenin çıkarı uğruna, halkın malına el koymak için açılan kamulaştırma davaları, “kamu yararı” maskesi altındaki doğrudan millet iradesine darbe girişimidir. Türk milletinin malını, yaylasını, merasını; paranın değil hakkın yanında duran, alın teriyle yaşayan köylümüzün elinden almak vatan hainliğidir.

Kazdağları, Anadolu’nun ciğeridir. Orada kesilen her ağaç, oradan akan her su damlası bizimdir. Suyumuzu, toprağımızı, köyümüzü rant uğruna kurban etmeyeceğiz. Bugün Kazdağları’nda olan yarın Muğla’da, Toroslar’da, Munzur’da olur.

İstiklal Hareketi Derneği olarak bu alçak çevre katliamlarını ve bu katliamların önünü açan tüm siyasi ve ekonomik iş birlikçilerini şiddetle kınıyoruz! Toprak, su, orman ve haysiyet satılık değildir!

Milletin değil, rantın yanında saf tutan herkesin karşısında olacağız.
Kazdağları’ndaki onurlu direnişi selamlıyoruz. Madene verecek suyumuz da, toprağımız da yoktur!

İstiklal Hareketi Derneği
Genel Merkezi