İstiklal Hareketi Derneği olarak, Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy’de, Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali’ne kömür sağlamak amacıyla Akbelen Ormanı’nın maden ocağına açılmasına karşı 2019’dan beri direnişini sürdüren köylülerimizi 23.03.2026 (bayramın üçüncü) günü ziyaret ettik.

İkizköylülerin, geçim kaynakları olan zeytinlikleri ve doğal orman alanını maden sahasına kaptırmamak için başlattığı yaşam savunması halen devam ediyor.

Köylüler, kesilmek istenen ağaçların, bölge için akciğer önemi taşıdığına dikkat çekiyor.

Projenin durdurulması için İkizköy, Karacahisar ve Çamköy sakinleri olarak açtıkları açtıkları davanın sürdüğünü belirten köylüler,

“Yaşam alanlarımızdan vazgeçmiyoruz. Bu haksız inadınızdan vazgeçin. Topraklarımızı, ormanımızı bırakın”

çağrısında bulunuyor.

Akbelen de ki mücadele yalnızca ekolojiyle sınırlı kalmadı; zeytinliklerin korunması, su kaynaklarının tehlike altında olması, köylülerin geçim kaynağı olarak zeytincilik ve tarımın zarar görmesi gibi çok boyutlu bir yaşam savunusu haline geldi.

Türkiye’nin en büyük orman yangını felaketinin yaşandığı Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy Mahallesi’nde bulunan Akbelen Ormanında 200’den fazla bitki türü, 100’den fazla kuş türü ve 30’dan fazla memeli türü yaşıyor.

Uzmanlar, ormanın kesilmesinin sadece ağaçların değil, bütün bir ekosistemin kaybına yol açacağını, yeraltı ve yerüstü sularını kirleteceğini, iklim değişikliğine katkıda bulunacağını ve insan sağlığını tehdit edeceğini ifade ediyor.

Ayrıca Akbelen Ormanı, bölgedeki diğer ormanlık alanları birbirine bağlayan doğal bir koridor özelliği taşıyor.

Bu sayede biyolojik çeşitlilik ve habitat kalitesini artırıyor.

İstiklal Hareketi Derneği olarak köylülerimize her türlü hukuksuzluk ve haksızlığın karşısında köylülerimizin yanında olacağımızı belirttik.

Köyllülerimizin açtığı ve köylüler aleyhine açılan hukuki dava sürelerini dinledik.

Daha sonra köy muhtarı ve köylüler ile birlikte bölgeyi dolaşarak kesilen ağaçları çok büyük bir üzüntüyle yerinde gördük.

Bayram ziyaretimizi;

Milas İlçe temsilcimiz Ali Haydar Karabulut, Urfa İl temsilcimiz İbrahim Keleş Abdioğlu ve Gazeteci Gülçin Erşen arkadaşımız ile birlikte yaptık.

Ayrıca 2001 de J.Gn. K.lığı Kaç.ve Org.Suçlarla Mücadele D.Bşk.nı olarak, yıllarda Enerji şirketlerinin yaptığı yolsuzluk ve usulsüzlüklere karşı yaptığımız operasyonlarımızı (BEYAZ ENERJİ VE MAVİ AKIM OPERASYONLARI) köylülere aktardım.

Kaldığımız noktadadan itibaren mücadeleye devam edeceğimizi ifade ettim.

Bizlere karşı gösterdikleri misafirperverlik için başta muhtar Necla Işık hanıma ve arkadaşlarına yürekten teşekkür ediyoruz.

Selam saygı ve sevgilerimle
23.03.2026
Aziz Ergen

—-

ERGEN’DEN İKİZKÖYLÜLERE: “AKBELEN’İ TARİHE MAL ETTİNİZ”

Gülçin ERŞEN

Türk İstiklal Hareketi Derneği Başkanı E. Jandarma Kurmay Albay Aziz Ergen, Derneğin Şanlıurfa Temsilcisi İbrahim Keleş Abdioğlu, Milas Temsilcisi Ali Haydar Karabulut ve Milas’tan dernek üyesi ve gönüllüsü kişilerden oluşan bir toplulukla Ramazan Bayramının üçünü günü İkizköy’ü ziyaret etti.  İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ı “Kurtuluş Savaşı’nda kahraman Mehmetçiğin yanında savaşan kadınlar gibi görüyorum” diyen Ergen, köy meydanında toplanan köylülere, 25 yıl önce yürüttüğü “Enerji Operasyonu” hakkında uzun ve ayrıntılı bilgiler verdi.  Ergen, “25 yıl önce Jandarma Organize Suçlarlar Daire Başkanı iken bu mücadeleyi sizler için verdim. O zamanki Enerji Bakanı Cumhur Ersümer’i, İçişleri Bakanı Saadettin Tantan’ın makamında sorguladım… Siz de mücadeleden vazgeçmeyin. Burası bizim son savunma hattımız olsun. Düşman yenilecek” diye konuştu.

İkizköy meydanında Muhtar Nejla Işık ve köylüler tarafından karşılanan Aziz Ergen ve beraberindekiler köylülerle bayramlaştıktan sonra; Ergen, niye oraya geldiklerinin nedenini, kendisinin enerji şirketlerine ve sektördeki yolsuzluklara karşı verdiği mücadeleyle ilişkilendirerek açıkladı. Asker kökenli olduğunu ve önemli yerlerde görev yaptığını belirten Ergen, konuşmasına günümüze kadarki tarihsel süreç hakkında özet bilgi vererek başladı:

“ATATÜRK, BUNLARI ASTIRIRDI”

“Yüz yıldan beri emperyalizmle savaş halindeyiz. Mustafa Kemal’in ölümünden sonra leş kargaları her taraftan saldırmaya başladı. Tam bağımsızlığı götürüp, Amerikan mandacılığına bağladılar. Bizi dışarıdan yönetmeye başladılar. Bizi IMF’ye, Dünya Bankası’na, Thruman doktrinine, Marshall yardımına bağladılar… İkinci Dünya Savaşı döneminde İnönü biraz korkuyor ve Batı’ya yakınlaşıyor. NATO’ya girmek için Kore Savaşı’na katılmak gibi ağır bir bedel ödedik…. 12 Eylül döneminde teğmendim. O dönemde de Cunta ve kurulan Anavatan Partisi başındaki adam (Turgut Özal) Amerikancı. Bu termik santralleri 1987’de o kurdurdu. Oysa Türkiye’nin alternatif enerji kaynakları var. Atatürk döneminde olsaydı, bu güzelim doğayı mahvedenleri, köylüyü toprağından edenleri astırırdı. Onun Atatürk Orman Çiftliği gibi, yoktan bozkırda var ettiği yer var.”

Aziz Ergen, 25 yıl önce Jandarma Organize Suçlar Daire Başkanı olduğu dönemde, enerji yolsuzluklarını nasıl ortaya çıkardıklarını, neler yaşadığını da “Bunlar yaşanmış olaylar. Bundan sonraki yol haritası için, sizlerle paylaşmalıyım” diyerek, ayrıntısıyla anlattı:

“O dönemde Saadettin Tantan İçişleri Bakanı’ydı. Bana küçük bir sony kaset getirdiler. Kasetteki kayıt net anlaşılmıyordu. Sonra ben yurtdışı göreve gittim. O sırada kaset çözümlenmiş. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın karıştığı rüşveti ortaya koyuyordu. Bunların hepsini kağıda döktürdük, yeni delillerle olgunlaştırdık. Bakanlığın içindeki bütün üst düzey bürokratlar pisliğin içindeydi. Tantan, Emniyet Organize Suçlar Daire Başkanı ile beni DGM’ye yolladı… O dönemde havada milyarlar uçuşarak bu santraller pazarlanıyor. Yani ülkenin hayat damarlarını, savaş gücü sayılan enerji santralleri peşkeş çekiliyor! Devletten ucuza alıp, başkalarına satmak için santral kurduruyorlar… ‘Beyaz Enerji Operasyonu’nun düğmesine bastık. TEAŞ Genel Müdürü dahil, konsoloslar, iş adamları, hepsi çalıyordu. Birinci dalgadan itibaren, bunların mal varlıklarını, yurtdışı çıkışlarını dondurduk. O zaman askeriz diye bize müdahale edemediler. 38 iş adamının adını belirledik. Bugünkü ‘Beşli Çete’ye dahil işadamlarının adı da o fezlekede vardı. Siyasiler de var. Star TV ve Star Gazetesi, savcının özel kalemini satın almış; 38 ismi açıkladılar.

“VATAN TOPRAĞI PARAYLA SATILMAZ!”

Ucu isterse Cumhurbaşkanı’na dayansın, hepsini alacağız dedik. TEAŞ, TEDAŞ yetkililerini tutukladık. BOTAŞ’a gireceğiz; ‘Mavi Akım’ ile boynumuza kement geçirdiler. Türkmenistan yerine, Rusya ile 18 Milyar metreküp doğalgaza imza attılar. (Hatta Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Niyazov, konuğu olan Enerji Bakanımız Cumhur Ersümer’i Aşkabat’ta bir tören sırasında gazetecilerin önünde azarladı; ‘Siz ve Mesut Yılmaz, Türkmen doğalgazına karşı çıkıyorsunuz’ dedi.)  Bu Türkiye’nin ihtiyacının çok üzerindeydi. Doğalgaz fazlasıyla, şirketlere enerji santralleri kurdurdular. Doğalgaz ile elektrik üretilir mi? Aşırı maliyetli…

Başbakanın (Mesut Yılmaz’ın) kardeşini (Turgut Yılmaz) almak üzeriyken, dönenim Genel Kurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’na gidip ‘Koalisyon dağılır, kaos olur’ diyorlar. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ü arayıp, operasyon ertelensin istiyorlar. O gece beni Askeri Ateşe olarak Bakü’ye tayin ettiler… O operasyonun önü kesilmeseydi, bugün bu durumda olmayacaktık. Türkiye’de beyaz bir devrim sayfası açılacaktı.

Böyle 20 – 25 sene bu santraller çeşitli yollarla peşkeş çekildi. Turgut Özal, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Erdoğan, köylüleri düşünmediler. 2014’de İÇTAŞ ve LİMAK’a emperyalizmin işbirlikçileri tarafından verildi.

Mücadeleyi bırakmayacağız, sürdüreceğiz. Türk İstiklal Hareketi Derneği olarak yanınızdayız. 25 yıl önce bu mücadeleyi sizler için verdim. Enerji Bakanı Cumhur Ersümer’i, İçişleri Bakanı Saadettin Tantan’ın makamında sorguladım. Benin en fazla generalliğimi yediler. Benim için önemli olan, omuza çapraz kılıç takmak değil, halkın gönlünde yer edinmektir. Güç onların elinde olabilir; toprak bizimdir. Vatan toprağı parayla satılmaz! Bu güzelim coğrafyayı, Türkiye’nin her yerini köstebek yuvası gibi yaptılar.

Ben burada Nejla Hanım’ın yaptığı mücadeleyi kutsal görüyorum. Kurtuluş Savaşı’nda kahraman Mehmetçiğin yanında savaşan kadınlar gibi görüyorum onu. Sizler Akbelen konusunu tarihe mal ettiniz. Burası bizim son savunma hattımız olsun. Düşman yenilecek.”

“BAYRAMI BİZE ZEHİR ETTİLER”

İkizköy Muhtarı Nejla Işık, “Bayramı bize zehir ettiler. Bayram bayram gibi geçmiyor. Bayramdan sonra da şirketin bize açtığı dava nedeniyle bilirkişi heyeti gelecek… Her gün dinamit patlatmayı sürdürüyorlar. Kaza kaza köyün dibine kadar geldiler. Bunların yaptığını düşman yapmaz. Diğer muhtarların çoğu şirketlerle işbirliği içinde, bizleri yalnız bıraktılar. ” Diye konuştu.